Yeni Bir Eve Taşınmak

Evden eve taşınma konusu aynı şehir içinde bile olsanız her yaştan insanı psikolojik olarak etkileyen bir durumdur. Alışık olunan bir mahalle, arkadaşlar, hatta berberiniz. Ama hayatın bir gerçeği olarak evden eve taşınmalar olacaktır. Peki yeni bir ev sonrası üzerimiz de ki ölü toprağını yani hüzünlü yapıyı nasıl atabiliriz?

Her ne kadar bizler evinizi taşıyanlar olsak ta, zamanı geldiğinde kendi evimizi taşıdığımız da oldu, yeni geçilen ev her ne sebepten olursa olsun, yine de üzerimiz de bir miktar etki bıraktı, peki bu kaygılı yapıdan nasıl kurtulduk hadi hep beraber görelim.

İlk olarak yeni mahallemizi, sokağımızı keşfe çıktık, nerede ne var, mahallenin kasabı, bakkalı, manavı nerede gibi önemli noktaları öğrenmeye başladık. Şu durumu aklımızdan hiç çıkarmadık, evet insan evini taşıyınca içini bir hüzün bir sıkıntı kaplıyor, ama geçen her saniye lehimize ve bizi yeni evimize alıştırdığı gibi eski evimizi de unutturuyor. Bu yüzden bir şekilde meşgale bulmak gerekliydi.

İkinci olarak ister istemiz hayat kavgası içinde olduğumuzdan işimize gücümüze odaklandık ve koşturmaca olunca insan bırakın eski evini özlemeyi, yemek yemeye fırsat bulamıyor. Böyle olması sayesinde aklımıza hiç eski evimiz gelmedi.

Üçüncü olarak, yeni yollardan gittik, eski semtimize epeyce bir süre uğramadık. İnsan duygusal bir varlık, herhangi bir beyin hasarı sonucu duygularını yitirmediyse, eski güzel günlerini yada yaşanmışlıklarını hatırlatacak en ufak bir simge onu özlem duyduğu günlere götürebilir ve süreci zorlaştırabilir. Bu yüzden bu yoğun duygusal süreci atlatmak istiyorsanız rutininizin dışına çıkın, size özlem oluşturacak herşeyi bir derece görmezden gelin.

Dördüncü olarak yeni heyecanlar bulduk, hafta sonları gezmelerine daha ağırlık verdik, hatta il dışına çıkarak kafamızı öyle bir rahatlattık ki, bırakın eski evi yeni ev bile aklımıza gelmedi.

Beşinci olarak hayatımız boyunca farkında olduğumuz bir durum olan duygusal zeka yönetimini uyguladık, hislerimizin normal olduğunu kabullendik ve duygularımızın bize kontrol etmesini önleyici sistemler uyguladık ve böylece yıkım etkisinden kurtulduk.

Yetişkinler dünyasında yeni eve adaptasyon süreci biraz daha kolay olmakta, lakin yaşlılar ve çocuklar da süreç biraz daha zor olmakta. Eviniz de yaşlı aile bireyleri varsa onların her zaman gittikleri camiler, kahvehaneler ve mekanları artık değişmiş olacak, ama yeni mekanlarına uyum sağlamaları da çok sürmeyecektir, en azından bu konuda onları dışarı çıkararak onların da yeni arkadaş ve çevre edinmelerine ön ayak olmalısınız.

En zorlu kısım olan çocuklar için, anneler nasıl ki bebeklerine yemek yedirmek için atla karayı seçiyorlarsa, yeni evlerinde de çocuklarını meşgul edecek bir şeyler bulmaları güzel olur. Ama en basit olarak, yeni mahallede ki çocuk parkına götürmek ve orada ki yeni arkadaşlar, yeni çocuklar onu bir derece de hızlı adapte olmasını sağlayacaktır. Ufak bir tüyo vermekte yarar var, eğer çocuklarınız yeni evinize bir anda ve çok fazla adapte olmuşsa bilin ki kapıda yeni bir aşk var 🙂

Şaka bir yana, evden eve taşınmak ki bu bizim için Bursa içinde bile olsa, yeni bir mahalle, yeni komşular, yeni ev hemen adapte olunacak bir şey değil, bunun doğal bir süreç olduğunu kabullenin ve kendinizi oyalayacak şeyler bulun. Zaman herşeyin ilacı olduğu gibi bu durumda da sizlere yol gösterecektir.

Kartaş Evden Eve olarak, sizlere evinizi taşırken, psikolojinizi düzeltmenize de yardımcı olabilirsek ne mutlu bizlere…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir